Burkholderia Cepacia Kompleksi

1949 yılında Walter Burkholder tarafından soğan derisindeki çürümeye sebep olarak keşfedilen Burkholderia cepacia kompleksi, birbiriyle yakından bağlı 17 üyeden oluşan bir gruptur. Katalaz ve oksidaz pozitif, non-fermentatif ve gram negatif olan bu bakteri nemli ortamlarda çok uzun bir süre canlı kalabilir. Yıllarca yalnız bitki patojeni olduğu düşünülen Burkholderia cepacia’nın, daha sonrasında insanlarda birçok enfeksiyona ve hatta ölüme sebep olan fırsatçı bir patojen olduğu keşfedilmiştir.

Özellikle hastanelerde, bağışıklığı zayıflamış kişilerde pnömoniye sebep olması en sık gözlenen durumdur. Ayrıca şiddetli septisemi, septik artrit, osteomiyelit, menenjit, peritonit, üriner ve solunum yolu enfeksiyonlarına da neden olmaktadır. Bu bağlamda diyabet hastaları, kronik böbrek hastaları, alkol bağımlıları, kronik akciğer hastaları, hemoglobinopatili, kronik granülomatöz ve kistik fibrozlu hastalar Burkholderia cepacia kompleksinin enfeksiyonlarına karşı yüksek risk altındadırlar.

Su kaynakları, pastörize edilmemiş süt, sebze ve meyvelerde bulunabilen Burkholderia cepacia, hastanelerde kullanılan ve kontamine olmuş ilaçlar ve intravenöz sıvılar, antiseptikler, dezenfektanlar ve tıbbi cihazlar gibi sıvı ortamlarda uzun süre canlı kalıp çoğalabilmekte, bu etkenlerle ve hastalardan bulaş yoluyla da nozokomiyal enfeksiyonlar gözlemlenmiştir. Onun antibiyotik ve dezenfektanlara karşı gösterdiği bu direnç, hastanelerde kullanılan diyaliz makinaları, farmasötik ilaçlar, nebulizör, ventilatör sistemleri, monitörler, duş başlıkları, gibi çoğu tıbbi malzemeyi risk kaynağı sınıfına sokmaktadır ve çok sıkı enfeksiyon kontrol önlemleri gerektirmektedir.

Burkholderia cepacia kompleksi, toplum kökenli pnömoniye neden olan yaygın mikroorganizmaların duyarlı olduğu çoğu antibiyotiklere karşı doğal dirençli olması bu bakterilerin oluşturduğu enfeksiyonların tedavisinde sorun oluşturmaktadır. Özellikle aminoglikozidler, birinci ve ikinci kuşak sefalosporinler, antipsödomonal penisilinler ve polimiksinler başta olmak üzere birçok antibiyotiğe dirençlidirler. Seftazidim, piperasilin, doksisiklin, kloramfenikol, meropenem ve trimetoprim gibi ajanlara karşı duyarlılık gösterir.
Burkholderia cepacia kompleksinin tanısı oldukça zahmetlidir. Bakterilerin balgam veya kan gibi klinik örneklerden tanımlanması genellikle seçici besiyerleri ve biyokimyasal analizler ile sağlanır. CLSI (Clinical & Laboratory Standards Institute)’nın önerdiği tedavi şekli, nispeten daha duyarlı olduğu birden fazla antibiyotiğin kullanımı ile gerçekleşir. Tedavi süresi klinik ve mikrobiyoloji laboratuvar sonuçları dikkate alınarak belirlenir.

Burkholderia cepacia bakterisinin izolasyonu ve tanısında GBL tarafından üretilen Burkholderia Cepacia Selective Agar (GBL® – 0508) besiyerini kullanabilirsiniz.

Yazar: Ercan ÖZDEN / Biyolog
Yayın Tarihi: 26.11.2021

Kaynaklar;
1) ANKEM Dergi 2012;26(1):16-19 Yoğun Bakım Ünitesinden İzole Edilen Burkholderia cepacia Suşlarının Çeşitli Antibiyotiklere Direnci
2) NCBI (National Center for Biotechnology Infromation) Burkholderia cepacia Sepsis in a proviously Healthy Full-Term Infant

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir